Göçmenin Yeni Yılı Eylülde Başlıyor Olabilir mi?
Yaz tatili sonrası yeniden rutinlere dönmek, göçmen için yalnızca tatile veda etmek değildir. Ailesini, sevdiklerini ve geride bıraktığı hayatı yeniden bırakırken, yaşadığı ülkenin temposuna ve gündelik düzenine yeniden uyum sağlaması gerekir. Çünkü her yıl aynı yerlere dönsek de ne bıraktığımız hayat ne de biz aynı kalırız. Belki de bu yüzden Eylül, göçmen için küçük bir yılbaşı gibidir; yeniden düzen kurmanın, yeni hedefler belirlemenin ve kendine yeniden dönmenin zamanı...
Her yaz tatili sonrası yeniden rutinlere dönmek, iki hayat arasında yeniden denge kurmak ve her dönüşte biraz daha değişmiş olmak üzerine...
Ülkesinden uzakta yaşayan, ailesini ve sevdiklerini ziyaret etmek için her yaz memleketine giden bir göçmen için Eylül bambaşka anlamlar taşır.
Eylül, bir göçmen için yalnızca sonbaharın gelişi, okulların açılması ya da takvimde yeni bir ay değildir. Yeniden düzen kurmanın, ritmini bulmanın ve geride bıraktığı hayatla burada kurduğu hayat arasında yeniden denge kurmanın zamanıdır.
Yaz tatili de, göçmen için yalnızca bir tatil değildir. Ailesini, sevdiklerini görebilmek; kendi ülkesinde özlediği tatları yeniden deneyebilmek, bildiği sokaklarda yürümek, yıllardır tanıdığı insanlarla bir araya gelmek ve biraz olsun hasret giderebilmektir.
Ama her yaz tatilinin başında küçük bir “bu kez” listesi de vardır.
Bu kez daha çok görüşeceğim.
Bu kez herkesle buluşacağım.
Bu kez dinleneceğim.
Bu kez yapmak istediğim her şeyi yapacağım…
Sonra günler beklediğimizden hızlı geçer. Bazı buluşmalar gerçekleşir, bazıları ertelenir. Bazı planlar hiç yapılamaz. Tatilin sonunda listenin bir kısmı yapılmış, bir kısmı ertelenmiş, bir kısmı ise hiç başlanmamış olarak kalır.
Dönerken bavula yalnızca aldıklarımızı değil, yapabildiklerimizi de koyarız yapamadıklarımızı da...
Geride bıraktıklarımızın hüznü ile eksik kalan planların yarattığı pişmanlık birbirine karışır. Bir yandan tatilin bitmiş olmasına üzülürken bir yandan yeniden döneceğimiz göçmen hayatının düşüncesi belirir. Çünkü göçmen için yaz tatili, iki hayatın arasında gidip gelinen kısa bir ara dönemdir.
Aslında her yıl, aynı ülkeye gideriz ama her yıl aynı ülkeyi bulmayız.
İnsanlar değişmiştir. Sokaklar değişmiştir. Bir zamanlar bildiğimiz bazı yerler kapanmış, yenileri açılmıştır. Ailemiz yaş almıştır. Çocuklar büyümüştür. Bizim bıraktığımız hayat da bizden bağımsız olarak devam etmiştir.
Ama asıl değişen yalnızca geride bıraktığımız yer değildir.
Biz de değişmişizdir.
Her dönüşte biraz daha başka biri olarak geliriz.
Aynı eve, aynı sokağa, aynı işe ve aynı rutine dönsek de oraya dönen kişi, yaz başında bavulunu hazırlayan kişi değildir.
Göç ettiğimiz ülkeye döndüğümüzde ise başka bir geçiş başlar. Yeniden o ülkenin diline, temposuna, rutinlerine ve gündelik hayatına adapte oluruz. Tatilde bıraktığımız yerden devam etmek isterken aslında kendimizi yeniden o hayatın içine yerleştirmeye çalışırız.
Bu geçiş, beraberinde yeni bir yapılacaklar listesi getirir.
Yeni hedefler, yeni niyetler, yeni umutlar…
Belki de bu yüzden Eylül, göçmen için küçük bir yılbaşı gibidir. Yılbaşında insanlar yeni hedefler belirler, yapılacaklar listeleri hazırlar, hayatlarında neyi değiştirmek istediklerini düşünür ve yeni bir başlangıç umudu taşırlar.
Öyleyse göçmenin yeni yılı gerçekten Ocakta değil de Eylülde başlıyor olabilir mi?
Elbette göçmenlik herkes için aynı hikâyeyi anlatmaz. Bu nedenle herkes bu geçişleri aynı kolaylıkla yaşayamaz Kimi için gidilen ülkenin dili artık gündelik hayatın doğal bir parçasıdır; kimi hâlâ her cümleyi kurarken düşünür. Kiminin burada güçlü bir sosyal çevresi vardır, kimi ise kendisini hâlâ bir yere tam olarak yerleşmiş hissetmez. Ekonomik koşullar, sosyal destek, geçen zaman, gidilen ülkeye uyum düzeyi ve kişinin değişen koşullara uyum sağlayabilme gücü bu dönüşün nasıl yaşanacağını etkiler. Bu yüzden bazıları için Eylül, kaldığı yerden devam etmek kadar kolay olabilirken bazıları için gerçekten yeniden başlamak anlamına gelebilir.
Yaz mevsimi biter, bavullar açılır, yazlık kıyafetler kaldırılır. yapılacaklar listelenir ve takvim yeniden dolar. Günlük hayat yeniden başlar.
Ve insan, ocak ayını beklemeden kendine yeniden sorar:
Bu yıl neyi değiştirmek istiyorum?
Neyi sürdürmek?
Neyi artık geride bırakmak?
Belki de her Eylül, göçmenin kendine yeniden dönme mevsimidir.
Bunlar İlginizi Çekebilir
Yurt Dışında Kış Aylarında Yalnızlıkla Başa Çıkmak
Kış ayları tek başına yalnızlığa yol açmaz; ancak sosyal temasların azalması, evde geçirilen zamanın artması ve özel günlerin memleket özlem...
Yurt Dışında Mevsim Değişimi ve Psikolojik Uyum
Yeni bir ülkeye taşındıktan sonra sonbahar ve kış yalnızca havayı değil, günlük ritmi, sosyal ilişkileri ve aidiyet duygusunu da değiştirebi...
Yurt Dışında Okula Başlayan Çocuklar: Uyum Rehberi
Yeni bir ülkede okula başlamak; çocuğun yeni bir eğitim diline, okul kültürüne, arkadaş grubuna ve günlük düzene aynı anda uyum sağlamasını...